ANASAYFA

FORUM

HABERLER

ZİYARETCİLER

SORULARINIZ

KİTAP

EFENDİMİZ

NAMAZ

HİKMETLİ KİTAP

FİLİMLER


   
  Tevhid Nesli geliyor....
  I I - GIRIS
 

II. GİRİŞ

 

Allah Teâlâ şöyle buyurur:

وَمَنْ يَعْشُ عَنْ ذِكْرِ الرَّحْمٰنِ نُقَيِّضْ لَهُ شَيْطَانًا فَهُوَ لَهُ قَرِينٌ (36)

 وَاِنَّهُمْ لَيَصُدُّونَهُمْ عَنِ السَّبِيلِ وَيَحْسَبُونَ اَنَّهُمْ مُهْتَدُونَ (37)

36-“Kim Rahman’ın Zikri’ni (Kur’ân’ı) bulanık görürse başına bir şeytan sararız. O onun arka­daşı olur.

37- Onlar bunları yoldan çevirirler ama bunlar doğru yolda olduklarını hesap ederler.” (Zuhruf 43/36-37)

Ayetteki (يعش) = ya’şu, (ذكرالرحمن) = zikr’ur-Rahman ve (نقيض) = nukayyid kelimeleri önemlidir. (يعش) aşâ, kökünden, gözün dumanlı olması, iyi görememesi veya kör olması anlamınadır[1]. (ذكرالرحمن), Rahmân’ın Zikri demektir. Zikir, kafaya yerleştirilip kullanıma hazır tutulan bilgidir. Onu akla ve dile getirmeye de zikir denir[2]. Kafalara yerleşip kullanıma hazır tutulacak asıl bilgi Allah’ın Kitabında olandır. Bu sebeple İlâhî kitapların ortak adı Zikir’dir[3].

 Allah Teâlâ şöyle buyurur: “Bilin ki, kalplerin yatışıp rahatlaması Allah’ın zikri ile olur.” (Ra’d 13/28)

Kendini ve çevresini dikkatle gözlemleyenler, Allah’ın Kitabındakine benzer bilgilere ulaşırlar. Çünkü gözlemlenen o şeyler de birer âyettir.

Allah Teâlâ şöyle buyurur:

 “Biz onlara âyetlerimizi, hem çevrelerinde hem de kendi içlerinde göstereceğiz; sonunda onun gerçek olduğu onlar açısından iyice anlaşılacaktır. (Fussilet 41/53)

Bu bilgiler fıtrata, yani yaratılış, değişim ve gelişim kanunlarına tam uyduğu için kişiyi rahatlatır ve tatmine ulaştırır. İşte Allah’ın dini budur.

 Allah Teâlâ şöyle buyurur:

 “Sen yüzünü dosdoğru bu dine, Allah’ın fıtratına çevir. O, insanları ona göre yaratmış­tır. Allah’ın yarattığının yerini tutacak bir şey yoktur. İşte sağlam din bu dindir. Ama in­sanların çoğu bunu bilmez­ler.” (Rum 30/30)

(قيض): (نقيض = kayd) kökündendir. Kayd, yumurtayı saran dış kabuktur[4]. Ayette geçen; (نقيض له شيطانا = nukayyid lehû şeytânen) ifadesi, “şeytanın onu, yumurta kabuğu gibi sarmasına fırsat veririz” demek olur.

 

Doğru yol, şeytanın çalışma sahasıdır. İblis, Allah’tan Kıyâmete kadar yaşama izni alınca şöyle demişti: “... And olsun, insanlar için senin doğru yolunun üstünde oturacağım. Sonra onlara; önlerinden, arkalarından, sağla­rından, sollarından sokulacağım. Göreceksin, çoğu sana teşekkür etmeyecektir.” (A’raf 7/16-17)

Allah da şöyle demişti: “Çık oradan; yerilmiş ve kovulmuş olarak. Hele onlardan biri sana uysun, sizin hepinizi Cehenneme dolduracağım.”  (A’raf 7/18)

 

Şeytan insandan ve cinden olur[5]. Cinden olanını kovmak için Allah’a sığınmak yeterli olur. Ama insan şeytanı ile mücadele zordur. En zoru da dini söylemle karşımıza çıkanlardır. İlahi dinleri bozanların tamamı, bu işi, dindar gözükerek yapmışlardır.

Şimdi âyeti tekrar okuyalım: “Kim Rahman’ın Zikri’ni (Kur’ân’ı) bulanık görürse başına bir şeytan sararız. O onun arka­daşı olur. Onlar bunları yoldan çevirirler ama bunlar doğru yolda olduklarını hesap ederler.” (Zuhruf 43/36-37)

Sahabe döneminde, bilinen dünyanın büyük bir bölümü müslümanların hakimiyetine girince yönetimi ve gelirleri paylaşmada ihtilaf çıktı. Üzücü olaylar ve günümüze kadar süren derin ayrılıklar oldu. Peygamberimize yakın kişilerden Ömer, Osman ve Ali (ra), halife iken, torunu Hüseyin de daha sonra, Kerbelâ’da şehit edildi. Cemel ve Sıffin savaşlarında yetmiş bin kadar müslüman birbirini öldürdü. Herkes haklılığına Kur’ân’dan delil getirme ihtiyacı içindeydi. Bu ortamda ilim, siyasetin emrine girdi. Bir taraf, sahabenin önemli bir bölümünü kafirlikle suçlarken diğer taraf onları bir şekilde masum saydı. İslamı anlama ve yayma işi, yeni müslüman olmuş kimselere kaldı. Mevâlî diye adlandırılan bu kişilerin çoğu Arap değildi.

Bu ayrışmada inançla ilgili mezhepler oluştu. Arkasından diğer mezhepler geldi. Sonra yapı kemikleşti. Kur’ân ve sünnetle meşgul olanlar hür olamadılar, mezheplerin görüşlerine uydular. Öncekilerin görüşleri, Kitap ve sünnete perde oldu ve yukarıdaki ayetin hükmü gerçekleşti. Yanlış yanlışı doğurdu. Müslümanların hayatı hurafeye boğuldu. Sonunda müslümanlar hem Kur’ân ayetlerine, hem de birer kevnî âyet olan, vücudumuzda ve dış dünyadaki âyetlere ilgisiz kaldılar. Batılıların kevnî âyetleri okumasına kadar birçok şey fark edilemedi. Ne zaman ki onlar kevnî âyetleri okumaya başladılar, o zaman İslam dünyasının durumu ortaya çıktı. Allah’ın hiçbir âyetini okumayan Müslümanlar, kevnî âyetlerini okuyan Batılılar karşısında şaşkın ve perişan duruma düştüler.

Kevnî âyetleri okumak; insanı, toplumu, toprağı, havayı, suyu, hayvanları, bitkileri ve gökyüzünü araştırıp incelemek ve oralardan bilgi edinmek demektir. Batılılar bu bilgilerle çok şey başardılar ve başarmaya devam ediyorlar.

Peygamberimizin yetiştirdiği bir avuç müslümanın gittiği yerlerin hakim rengi hâlâ İslamdır. Fas’tan Doğu Türkistan’ın en doğusuna kadar bu böyledir. Sözünü ettiğimiz karışıklıklardan sonra değişen anlayışla gidilen İspanya’da ve Osmanlı’nın dört asır kaldığı Batı Trakya’da ise durum farklı oldu. Batı Trakya’ya İslam yerine müslüman aileler götürüldü. Dört asır sonra bu aileler geri dönmek zorunda kaldılar. Çünkü Kur’ân dışı engellerle sarılı İslam dünyasında ufuklar daralmış; İslam, insanlığa sunulan din olarak değil, hakimiyetin bir unsuru olarak görülmeye başlanmıştı. Bu şartlar altında müslümanlar kendilerine yol gösteremiyorlardı ki başkalarına göstersinler.

Bu kitabı okuyanlar, İslam’ın ilk hali ile bugünkü hali arasındaki farkı göreceklerdir. Ama önce Hıristiyanların başına gelenleri okumak gerekir. Çünkü onları tenkit, müslümanları tenkitten kolaydır.

 

 



[1] Mütercim Asım, Kamus Tercümesi (Firuzâbâdî’nin), Bahriye Matbaası, 1305.

[2] Ragıb el-İsfahânî, Müfredât, (Tahkik: Safvan Adnan Dâvûdî), Dımışk ve Beyrut, 1412/1992, كر ذ  mad.

[3] Bkz. Al-i İmran, 3/58, A’raf 7/63, Hicr, 15/6,9; Nahl, 16/44, Enbiya, 21/2,50,105; Furkân, 25/18, Yasin, 36/11, Sad,38/8, Kamer, 54/25. 

[4] Ragıb el-İsfahânî, Müfredât,قيض   mad.

[5] Bkz. En’am 6/112 ve Nas 114/6.

DEVAMI»»

 
  Bugün 7 ziyaretçi bizimle...  
 
=> Sen de ücretsiz bir internet sitesi kurmak ister misin? O zaman burayı tıkla! <=